|
GENEL BİLGİ
Avrupa’nın ortasında yer alan Almanya Federal Cumhuriyeti, kuzeyde
Danimarka, batıda Belçika, Lüksemburg ve Fransa, güneyde İsviçre ve
Avusturya, doğuda Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi dokuz ülke ile
komşudur. Almanya Federal Cumhuriyeti, Doğu ile Batı arasında olduğu
gibi İskandinavya ile Akdeniz bölgesi arasında da eskiden olduğundan çok
daha fazla öneme sahip olmuştur. Avrupa birliği ve NATO üyesi olan
Almanya, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine bir köprü oluşturmaktadır.
Almanya Federal Cumhuriyeti’nin yüz ölçümü 357 000 km2 olup ülkenin
genişliği kuzeyden güneye 876 km, batıdan doğuya uzunluğu ise 640 km
’dir. Almanya’nın sınırları 3 758 km uzunluğundadır.Almanya’nın nüfusu
yaklaşık 82,1 milyondur. Almanya Avrupa’da Rusya Federasyonu’ndan sonra
en fazla nüfusa sahip ülke durumundadır. Avrupa’da nüfus sayısı
bakımından Almanya’yı 59 milyon ile İngiltere ve Kuzey İrlanda, 58,6
milyon ile Fransa ve 57,5 milyon ile İtalya izlemektedir.
Almanya’nın demografik yapısında 7,3 milyon yabancı bulunmaktadır.
Kilometre başına düşen 230 kişi ile Almanya Avrupa’nın en yoğun
yerleşimli ülkelerinden biridir. Almanya’da nüfus dağılımı bölgelere
göre büyük değişiklik gösterir. İki Almanya’nın birleşmesinden sonra
Berlin’in nüfusu 4,3 milyona çıkmıştır. Kentlerin iç içe girdiği Ren ve
Ruhr boyundaki sanayi bölgelerinde 11 milyondan fazla insan yaşamakta
olup kilometrekareye 1100 kişi düşmektedir. Almanya’da milli azınlıklar
olarak Sorblar Slav kökenli olup Lausitz bölgesinde yaşamaktadırlar.
Frizyalılar ise Kuzey Denizi kıyısında (Aşağı Ren ve Ems Nehirleri
arasında) yaşamakta olup aynı zamanda Danimarkalılar, Alman Sinti ve
Romanlar da milli azınlık olarak sayılmaktadır. Almanya’daki
yabancıların sayısı ise 1998 itibariyle 7,3 milyonu civarındadır.Almanya
Federal Cumhuriyeti 16 eyaletten oluşur.
1.Baden-Würrtemberg (Başkenti: Stuttgart)
2.Bavyera (Başkenti: Münih)
3.Berlin
4.Brandenburg (Başkenti: Potsdam)
5.Bremen
6.Hamburg
7.Hessen (Başkenti: Wiesbaden)
8.Mecklenburg-Vorpommern (Başkenti: Schwerin)
9.Aşağı Saksonya (Hannover)
10.Kuzey Ren-Vestfalya (Başkenti: Düsseldorf)
11.Rheinland-Pfalz (Başkenti: Mainz)
12.Saarland (Başkenti: Saarbrücken)
13.Saksonya (Başkenti: Dresten)
14.Saksonya-Anhalt (Magdeburg)
15.Schleswig-Holstein (Kiel)
16.Thüringen (Başkenti: Erfurt)
Yukarıdaki listede Berlin, Bremen ve Hamburg kent devletleridir. Almanya
1990 yılında birleşinceye kadar Federal Cumhuriyet sayısı 11 idi.
Başa Dön
İKLİM
Almanya’nın iklimi Atlas Okyanusu ile Doğu’nun kara iklimi arasında
ılımlı, serin batı rüzgarları arasındaki bölgede yer almaktadır. Isı
derecesinde ani değişmeler pek nadir olur. Her mevsimde yağış vardır.
Kışın ortalama sıcaklık, alçak bölgelerde 1,5 derece ile dağlarda –6
derece arasında değişir. Temmuz ayının sıcaklık ortalaması, alçak
bölgelerde 18 derece, güneyin korunmuş vadilerinde ise 20 derece
dolaylarındadır. Bu arada Yukarı Ren Vadisi ılımlı iklimi, Yukarı
Bavyera zaman zaman hissedilen Alplere özgü ılık Güney Rüzgarı ile ve
Harz ise sert rüzgarı, serin yazları ve karlı kışları ile kendine özgü
birer iklim bölgesi oluşturur.
Başa Dön
OKULLAR
Almanya’da 1998 yılında 52 000 adet okulda yaklaşık 720 800 öğretmen ile
toplam 12,7 milyon öğrenci eğitim görmüştür. Alman anayasası herkese
(yabancılar da dahil) kişiliğini serbestçe geliştirme, okulunu, eğitim
yerini ve mesleğini yeteneğine göre serbestçe seçme hakkı vermektedir.
Eğitim politikasının temel amacı herkese yetenekleri ve bilgisine uygun
eğitim olanakları sağlamaktır. Sanayi ve üretimde hammadde bakımından
yetersiz bir endüstri ülkesi olan Almanya’nın iyi eğitilmiş uzman
işgücüne ihtiyacı vardır. Bu nedenle Almanya’da eğitime büyük miktarda
para harcanmaktadır.Tüm Federal Almanya’da 1997 yılında ilkokul
öğrencilerinden yüksek öğretim öğrencilerine kadar bütün öğrencilerin
teşviki için alınan önlemler dahil okul ve yüksek okullara sadece kamu
bütçesinden yaklaşık 163,9 milyar mark harcanmıştır.Anayasanın 7.
maddesi uyarınca bütün okullar devletin denetimine tabidir. Almanya
Federal Cumhuriyeti’nin federatif yapısı dolayısı ile eğitim işlerindeki
yetki federal devlet ile eyaletler arasında paylaşılmıştır. Eğitim
alanındaki yasama ve yönetim işlerinde yetkinin büyük kısmı
eyaletlerdedir. Bu durum özellikle okullar, yüksekokullar, yetişkin
eğitimi ile olgunlaşma eğitimi alanları için geçerlidir. Okul sisteminde
bir ortak ya da benzer temel yapı ‘Almanya Federal Cumhuriyeti’nin
eyaletleri arasında Okul İşlerinde Birlik Sağlama Anlaşması’ (14 Ekim
1971 tarihli Hamburg Anlaşması) ile güvence altına alınmıştır. Eyaletler
bu anlaşma ile okula gitme zorunluluğu, örgütlenme biçimleri, sınavların
tanınması gibi konularda bağlayıcı düzenlemeler kararlaştırmışlardır.
Almanya Federal Cumhuriyeti’nde eyaletlerin Kültür Bakanları Daimi
Konferansı (KMK), tüm eyaletlerde okul sistemlerinin ortak temellere
dayandırılması ve genel bilgiler veren okulları bitirme belgelerinin
karşılıklı olarak tanınması için bazı ek kararlar almıştır. Eyaletlerin
Kültür Bakanları Daimi Konferansı çerçevesindeki işbirliği bir çok
alanda okul sistemlerinin aynı yönde ve birbirine benzer bir gelişme
sağlamasını mümkün kılmıştır. KMK’nın en önemli görevi Almanya içinde
okul değiştirebilmeyi kolaylaştırmaktır. Bunun yanı sıra eyaletler
kararlarını ileride eğitim alanında daha fazla çeşitliliğe açmak
istemektedirler.
Okula gitme zorunluluğu, çocuğun 6 yaşını doldurduğu yıldan 18 yaşına
kadar, yani 12 yıl sürer. Öğrenci bu sürenin ilk dokuz yılında (bazı
eyaletlerde on yıl) bir tam gün okula sonra daha ileri eğitime götüren
ve genel bilgiler veren bir okula ya da tam gün bir meslek okuluna devam
etmemesi durumunda okula gitme zorunluluğunu yerine getirmek için
belirli günlerde bir meslek okuluna gider. Eğitim malzemesi, özellikle
okul kitapları, öğrenciye kısmen ücretsiz, kısmen de ödünç olarak
verilir. Eğitim gereçleri verilirken ailenin gelirine göre uygun bir
katılım ücreti alınabilir.
Almanya’da okul öncesi eğitim kuruluşları olan çocuk yuvaları, kamu okul
sisteminin bir parçası değildir. Bunlar çocuk ve gençlik yardımı alanına
girmektedir. Yuvalar çoğunlukla kiliseler, yardım kuruluşları ve
belediyeler, bazen de işletmeler ve dernekler tarafından finanse
edilmektedir.
Başa Dön
OKUL SİSTEMİ
Çocuklar 6 yaşında ‘Grundschule’ adı verilen bir ‘temel okul’a giderler.
Bu okullar genellikle 4 yıl, Berlin ve Brandenburg’da ise 6 yıl sürer.
Eyaletlerin çoğunda çocuklara temel okulun ilk iki yılında not (karne)
verilmez, sadece rapor şeklinde bir genel değerlendirme yapılıp çocuğun
ayrı ayrı derslerde sağladığı gelişmeler veya zayıf tarafları ayrıntılı
olarak belirtilir. Çocuklar hep birlikte 4 yıl temel okula devam
ettikten sonra genel eğitim veren orta dereceli bir okula giderler. Bu
okullarda 5. ve 6. sınıflar, çocuğun ileride izleyeceği eğitim yolunu
saptamaya yarayan bir özel teşvik, gözlem ve yön belirleme dönemidir. Bu
yönlendirme dönemi, eyaletlerin çoğunda orta dereceli okulların çeşitli
tipleri çerçevesinde, bazı eyaletlerin ise okul tipinden ayrı başlı
başına bir birim olarak kurulmuştur.
Çocukların yaklaşık beşte biri (1998/1999) temel okuldan sonra
‘Hauptschule’ adı verilen ‘esasokul’a devam ederler. Bugün
Hauptschule’ye devam eden her öğrenci, özellikle Almanca, Matematik, Fen
Bilgisi, Sosyal Bilgiler, bir yabancı dil (genellikle İngilizce) ve
meslek öğrenimine girişi kolaylaştıracak bir meslek dersi öğrenmektedir.
Hauptschule’yi başarı ile bitirmek genellikle bir ikili meslek eğitimi
olanağı sağlayıp zanaat ve sanayi alanlarında pek çok meslek eğitimine
devam yolunu açar. Esasokuldan beş ya da altı yıl sonra ayrılanlar,
genellikle bir işletmede meslek öğrenimine başlar ve meslek eğitimine
paralel olarak en az 18 yaşına kadar bir meslek okuluna giderler.
‘Realschule’ adı verilen, bir çeşit ortaokul, ‘Hamptschule’ ile lise
arasında yer alır ve öğrencilerine daha ileri genel bilgiler verir. Bu
okul 5.sınıftan 10.sınıfa kadar altı yıl sürer ve ortaokul diploması ile
sona erer. Realschule diploması, daha ileri eğitim veren meslek
okullarına ya da bir meslek lisesine girme olanağı sağlar. 1999 yılında
okulu bitiren öğrencilerin yaklaşık %40’ı böyle bir ortaokul (Realschule)
mezunuydu.
Genelde 9 yıl süren ‘Gymnasium (Lise)’ eğitimi, öğrencilerine derin
bilgiler verir. Eskiden bu okullarda eski diller, yeni diller ve
matematik ve doğa bilimleri şeklinde bir ayrım yapılırdı. Bu ayrım artık
pek kalmamıştır. Liselerin reform görmüş bir üst kademesi, yani 11.-13.
sınıfları (iki eyalette 10.-12. ve 11.-12. sınıflar) vardır. Bu kademede
klasik sınıf sisteminin yerini kurs sistemi alır.
Kurslarda öğrencilerin belirli zorunlu derslerin yanında, kendilerini
ilgilendiren ve yeteneklerine uygun düşen derslere ağırlık verme
olanakları vardır. Okutulan dersler hep görev alanlarına göre
düzenlenmiştir; örneğin dil-edebiyat-sanat, toplumbilim ve
matematik-doğa bilimleri-teknik görev alanları mevcuttur. Bu üç görev
alanından başka din dersi ile spor vardır.
Liselerdeki üst kademe, bir lise bitirme sınavı ile sona erer. Öğrenci
lise bitirme sınavına dört dersten girer. Lise bitirme sınavı ile
öğrenci, 13 yıllık bir eğitim döneminden sonra ‘olgunluk diplomasını’
alır. Bu diploma ona yüksekokulların bütün öğretim dallarına devam hakkı
sağlar.
Yüksekokullarda eğitime başlayabilmek için bir lise yada meslek lisesi
diplomasına sahip olmak gerekir. Ancak liseyi bitirip üniversiteye kayıt
için başvuranların sayısı çok fazla, yüksekokullardaki eğitim yeri
sayısı ise yeterli olmadığı için, bazı öğrenim dallarına giriş ülke
çapında yada bölgesel olarak sınırlandırılmıştır. Gerek merkezi gerekse
bölgesel öğrenci seçim yönteminde öncelikle öğrencinin olgunluk
diplomasındaki notlarının ortalaması ve lise bitirme tarihi ile
yüksekokula başvuru arasında geçen bekleme süresi dikkate alınır.
Ortaöğretim düzeyindeki okul çeşitlerinden bir başkası da bir karma
model olan entegre (toplu) okuldur (Gesamschule). Bu tip okulda çocuklar
beşinci sınıftan onuncu sınıfa kadar ders görürler. Bazı entegre
okulların üst kademesi de vardır. Bu kademedeki sınıflar, tıpkı
liselerin üst sınıfları gibi düzenlenmiştir. ‘Kooperative Gesamschule’
adı verilen karma okulda ve okul merkezinde (Bremen) Hauptschule (esas
okul), Realschule (ortaokul) ve Gymnasium (lise) gerek pedagojik gerekse
örgütsel bakımdan biraradadır, entegre karma okullarda ise bunlar bir
pedagojik, bir de örgütsel birim oluştururlar. Entegre okulda derslerin
bir bölümünde (matematik, birinci yabancı dil, Almanca, kimya/fizik)
öğretim, yedinci sınıftan itibaren derslere göre en az iki farklı
düzeyde kurslar halinde yapılır. Kursların düzeyi, dokuzuncu ve onuncu
sınıflardan sonra yapılan sınavlara göre saptanır (esasokul bitirme,
ortaokulu bitirme, lisenin üst kademesine girme hakkı).
Bazı eyaletlerde başka okul tipi olarak ‘Regelschule’ (Thüringen),
‘Mittelschule’ –ortaokul- (Saksonya), ‘Sekundarschule’-ortaöğretim
okulu- (Saksonya-Anhalt), ‘Integriete Haupt-und Realschule’ –Entegre
esas ve ortaokul- (Hamburg), ‘Verbundene Haupt- und Realschule’ –
birleşik esas ve ortaokul- (Hessen, Mecklenburg-Vorpommern), ‘Reginole
Schule’-bölgesel okul- (Rheinland-Pfalz) ve ‘Erweiterte Realschule’-genişletilmiş
ortaokul- (Saarland) vardır. Bu okullarda (Hauptschule) esasokul eğitimi
ile (Realschule) ortaokul eğitimi biraraya getirilmiştir. 7.sınıftan
itibaren dersler verilecek bitirme diploması dikkate alınarak
düzenlenmiş sınıflarda ya da kurslarda yapılır. Bu okullarda 9. ve 10.
sınıflardan sonraki bitirmeler orta öğretim düzeyindeki diğer okulların
koşullarına göre düzenlenmiştir ve Kültür Bakanları Konferansı’nın 1993
tarihli kararına göre (1996 yılı şekliyle) bütün eyaletler tarafından
karşılıklı olarak tanınmaktadır.Özürlüler için genel okullarda yeteri
kadar teşvik göremeyen çocuk ve gençler ayrı özel okullara devam
ederler.
Almanya’da her okul ve her okul kademesi için eğitilmiş öğretmenler
vardır. Bunların hepsi için yüksek öğretim şarttır, fakat eğitim
alanları birbirinden farklıdır. Grundschule ile Hauptschule öğretmenleri
genellikle 7 sömestre eğitim görürler. Realschule, özürlüler okulu, lise
ve meslek okullarında ders verecek öğretmenlerin eğitim süresi 9
sömestredir. Öğretmen olacak bütün gençler eğitimlerinin sonunda Birinci
Devlet Sınavı’na girerler. Bu sınavdan sonra seminerler ve eğitim
okullarında pratik hazırlık hizmeti yaparak (genelde 24 ay, Türkiye’deki
stajyer öğretmenlik gibi) bir pedagojik pratik eğitim devresi geçirir ve
bu devrenin sonunda İkinci Devlet Sınavına tabi tutulurlar. Resmi
okullardaki öğretmenler kural olarak eyalet hizmetinde memurdurlar. Doğu
Almanya eyaletlerindeki öğretmenlerin büyük kısmı ise sözleşmeli olarak
çalışmaktadırlar.
Başa Dön
MESLEKİ EĞİTİM
Almanya’da gençlerin çoğunluğu (aynı yaş grubundakilerin %70’i) okulu
bitirdikten sonra ‘Duales System’ adı verilen ikili sistemde devlet
tarafından tanınıp kabul edilen bir mesleği öğrenirler. Bu gençler
genellikle esasokulu ya da orta okulu bitirmiş olan öğrencilerdir. Ancak
liseyi bitirdikten sonra böyle bir meslek öğrenmeye karar veren
gençlerin sayısı da az değildir.
Eğitimde ikili sistem: İkili sistem kapsamına giren meslek eğitimleri iş
dünyasının gereksinimine göre federal devlet, eyaletler ve sosyal
ortaklar (işveren ve sendikalar) tarafından sıkı bir işbirliği ile
saptanır. Bu eğitimin süresi, mesleğine göre 2-3,5 yıl arasındadır.
Eğitimin içeriği ise söz konusu mesleğin ilerdeki taleplerine göre
düzenlenir. Eğitim görenlere belli bir ücret ödenir. İkili sistemin
finansmanı için işletmeler ve devlet büyük ödemelerde bulunur.
İkili sistem birçok ülkede uygulanan okul eğitiminden çok farklı
özelliklere sahiptir. Bunlar:
-Öğrenim büyük kısmı itibariyle sınıf içerisinde değil ekonominin üretim
atölyelerinde veya hizmet işletmelerinde, örneğin bir işletmede yada bir
serbest mesleğin uygulamasında yada kamu hizmetinde yapılır. Öğrenimde
bulunan genç, zaman zaman bir meslek okuluna devam için serbest
bırakılır. Böylece gençler üç veya dört gün işletmede, bir yada iki gün
de meslek okulunda eğitim görürler.
-Eğitim iki ayrı eğitim sorumlusu arasında yani işletme ile meslek okulu
arsında taksim edilmiştir. Bunlar ayrı ayrı yetki alanına girmektedir.
İşletmede eğitim federal hukuka, okul eğitimi ise eyaletler hukukuna
tabidir.
İşletmede eğitim, kullanılan tekniğin çağdaş düzeyine uygun şartlar
altında, makine ve tesisler başında yapılır. Büyük işletmelerde bu
öğrenim eğitim atölyeleri ve işyerinde cereyan eder. Küçük işletmelerde
eğitilenler doğrudan işyerinde öğrenim görürler. Söz konusu işletmede
çok ihtisaslaşmış olduğu için gerekli tüm bilgileri verebilecek durumda
değilse eğitim işletmeler üstü meslek eğitim kuruluşları tarafından
desteklenir. Ayrıca eğitimin bir kısmı başka işletmeler tarafından
üstlenilebilir. Meslek okulu derslerinin görevi, işletme eğitimini
kuramsal olarak teşvik ederek tamamlamak ve gençlerin genel bilgilerini
artırmaktır. Okul eğitiminin ağırlık merkezini yaklaşık üçte ikisini
ihtisas dersleri, üçte birini genel bilgiler veren dersler oluşturur.
Meslek eğitimi gören gençlerin meslek okuluna devam zorunluluğu
eyaletlerin okul yasalarında mevcuttur.
Tüm ekonomi dalları, serbest meslekler ve kamu hizmetlerinin yaklaşık
500 000 işletmesi çırak eğitmektedir. Halen 1,65 milyon genç resmen
eğitime tabi meslek olarak tanınıp kabul edilmiş olan 356 meslek
dalından birinde eğitim görmektedir.
Ancak bu meslekler istihdam sisteminde birbirinden çok farklı ilgi
görmektedir. En çok tercih edilen 10 meslekte tüm erkek çırakların %37
kadarı toplanıyor. Kadınlarda ise oran %53’tür. Erkekler daha çok
motorlu taşıt makinistliği, elektrik tesisatçılığı, boyacılık, cilacılık
ya da marangozluk mesleğini seçiyorlar. Kızların tercih ettiği meslekler
ise büro işleri, perakende ticaret, berberlik ve doktor yardımcılığıdır
(hemşirelik).
Almanya’da okuldan ayrılan bütün gençlerin kaliteli bir meslek eğitimi
görmeleri gerekmektedir. Bunun için de çıraklık eğitimi veren yerlerin
yeteri sayıda ve çeşitli olmaktadır. Mesleki eğitim herkese açıktır. Bu
eğitim ikili sistemde belirli bir okul bitirme düzeyine tabi değildir.
Her gencin eğitilmesi amacıyla 1999-2000 yıllarında gençler arasında
işsizliğe karşı ikişer milyar marklık bir acil program başlatıldı.
Mesleki eğitim sistemi daha da geliştirilmektedir.
Başa Dön
YÜKSEKOKULLAR
Almanya’daki en eski yüksekokulu olan Heidelberg Üniversitesi 1386
yılında kurulmuştur. Başka birçok üniversite ve bunlar arasında zengin
gelenekli Leipzig (1409) ve Rostock (1416) üniversiteleri beş yüzüncü
kuruluş yıldönümlerini kutladılar.
19. yüzyıl ve 20.yüzyılın ilk yarısında üniversitelerde Wilhelm von
Humboldt’un 1810 yılında Berlin Üniversitesi’nde gerçekleştirmeye
çalıştığı eğitim ideali geçerliydi. Humboldt tipi yüksekokul az sayıda
öğrenci için düşünülmüştü.
Yüksekokullar (özel ve kilise yüksekokulları, Federal Ordu’nun
üniversiteleri ve devletin idari bilimler yüksekokulu hariç) eyalet
kuruluşlarıdır. Yüksekokullar özerktir. Mevcut yasalar çerçevesinde
kurumlar yasalarını kendileri hazırlarlar. Yüksekokullar birkaç yıl için
seçilen rektör ya da başkan tarafından yönetilir. Özyönetimde ‘Gruplar
üniversitesi’ modeline göre tüm yüksekokul mensuplarının işlevine uygun
kademeli katkı ilkesi geçerlidir. Yüksekokulda idarenin oluşmasına
nitelikleri, işlevleri, sorumluluk ve ilgilerine göre profesörler,
bilimsel ve sanatçı personel ile diğer çalışanların hepsinden birer grup
katılır. Federe eyaletlerin çoğunda öğrenci birlikleri kendi işlerini
bizzat yönetirler.
Başa Dön
YÜKSEKOKUL ÇEŞİTLERİ
Yükseköğretim alanında hala en büyük kuruluşlar üniversiteler ve onlarla
eş değerde olan yüksekokullardır. Bu yüksekokullarda öğrenim, diploma
sınavı, magister sınavı ya da devlet sınavı ile bitirilen eğitim dalları
da açılmaktadır. Bundan sonra uzmanlaşıp doktora yapma ya da lisans
üzerine yüksek dereceli bir ek öğrenim yapma olanağı vardır. Bazı
öğrenim dalları yüksek lisans ya da doktora mezuniyetlerini de içerir.
Bugüne kadar bir çok bilim dalında yapılan ve profesörlük için önkoşul
için tez çalışması da kaldırılmış olup yüksekokul reformu çerçevesinde
uluslar arası normlara uydurulacaktır.
Alman yüksekokul sisteminin ikinci büyük kuruluşu olan meslek
yüksekokullarında özellikle mühendislik, bilişim, ekonomi, sosyal
bilimler, tasarımcılık ve tıp alanında uygulamalı eğitim yapılır ve bu
eğitim diploma sınavı ile bitirilir. 1998 yılından beri bachelor ve
master degree sınavı ile bitirilen eğitim dalları da açabilmektedir.
Bugün Almanya’da yükseköğretime yeni başlayan her üç gençten biri
öğrenim süresi daha kısa ve öğrenim yapılanması daha güçlü olan bu tip
yüksekokulu seçiyor. 1974 yılında uzaktan Hagen Açık Öğretim
Üniversitesi kuruldu. Bu, Almanca konuşulan uzaktan öğretim yapan tek
üniversitedir. 1999/2000 öğretim yılı kış sömestrinde 46 800 öğrenci
vardır. Bu öğrenciler bölgesel öğrenim merkezlerinde –bazıları da
Almanca konuşulan yabancı ülkelerde ve Orta Avrupa ülkelerinde-
danışmanlık hizmetinden yararlanmaktadır. Hagen Açık Öğretim
Üniversitesi’nden başka tüm Almanya’da uzaktan eğitim imkanı sunan özel
açık öğretim meslek yüksekokulları vardır. Devam mecburiyeti olan
üniversiteler de açık öğretimle daha çok ilgilenmektedirler.
Başa Dön
SERBEST GİRİŞ VE NUMERUS
CLAUSUS
Üniversitelerde öğrenci kapasitesini arttırma konusunda gösterilen
çabaya rağmen, yüksekokullara girmek isteyen öğrencilerin çok olması
nedeniyle bazı eğitim dallarına giriş sıralaması (Numerus Clausus)
konmuştur.Öğrenim yerinin dağılımında genel olarak öğrencinin lise
bitirme not ortalaması ve giriş için bekleme süresi dikkate alınır.
Federal Almanya çapında giriş sıralaması olan dallarda öğrenim
yerlerinin bir kısmı ise yüksekokullar tarafından eleme yöntemi ile
dağıtılır. Eleme yönteminde ise lise bitirme not ortalaması ve bekleme
süresi dışında adayla yapılan testler ve konuşmalar da önemlidir.
Bugün hala yükseköğretimde bir öğrencinin belli bir uzmanlık alanında
aldığı eğitimin süresi ortalama 12 sömestre, yani altı yıldır, meslek
yüksekokullarında ise bu süre hemen hemen 10 sömestri bulmaktadır. Bu
uluslar arası eğitim süreleri ile karşılaştırıldığında çok uzundur.
Üstelik gençlerin yüksekokula başlama yaşı da giderek büyümektedir. Bazı
gençler yükseköğretimden önce örneğin birkaç yıl bir meslek öğrenimi,
askerlik ya da sivil hizmet yapmaktadır. Bu nedenle gençlerin çalışma
hayatına geç atılmaları, özellikle Avrupa Ortak Pazarı içinde giderek
artan uluslar arası serbest dolaşım nedeniyle aleyhlerine olmaktadır.
Başa Dön
ALMANYA’DA EĞİTİM ALMAK
Almanya’da yükseköğrenim görmek isteyen Türk öğrencilerde arana en
önemli iki temel şart:
1.ÖSS sınavını kazanmak (120 ve üstü puan alarak 4 yıllık bir fakülteye
yerleştirilmek gerekmektedir)
2.Almanca bilmek
Türkiye’deki üniversite sınavında hangi branş kazanılmışsa Almanya’da da
ancak o branşta yada benzer bir branşta eğitim alınabilir.
Üniversite sınavında iki yıllık Meslek Yüksek Okulları (MYO) ya da Açık
Öğretim Fakülteleri (AÖF)kazanılmış ise Almanya ‘da eğitime gidebilmek
için Türkiye’de MYO veya AÖF’de kazanılan bölümün ilk iki yılının
Türkiye’de okunması gerekmektedir. Ancak bu iki yıllık eğitimden sonra
Almanya’ya eğitim için gidilebilir.
Almanya’da üniversiteler M II veya M III düzeyinde Almanca bilgisi
istemektedir. Türkiye’de bulunan Almanca eğitim veren Alman Lisesi,
Avusturya Lisesi ya da Anadolu Liseleri mezunu olanların okullarından
Almanca bildiklerine dair alacakları yazılar genellikle Alman
üniversiteleri tarafından yeterli görülmektedir.
Hazırlık Sınıfı (Studienkolleg):
Lise eğitimi sonunda 11 yıllık bir eğitimi tamamlayan öğrenciler ÖSS’yi
kazansalar dahi doğrudan Alman üniversitelerine kabul edilmezler. Bu
adaylar önce 1 yıl boyunca lise eğitimine benzer bir eğitim alacakları
‘Studienkolleg’ denen hazırlık okullarına kayıt yaptırmak zorundadırlar.
Bu bir yıllık eğitim sonunda yapılacak sınavı geçen adaylar üniversiteye
devam etme hakkını elde edebilmektedirler. Sınava sadece bir defa girmek
mümkündür. Eğer ‘Studienkolleg’e gitmek istemiyorsanız Türkiye’de
kazandığınız üniversitede en az 2 yıl okumak gerekmektedir. Ancak bu
süreden sonra bir Alman üniversitesine kayıt (yani yatay geçiş)
yapılabilmektedir.
Lise eğitimi sonunda 12 yıllık bir eğitim alan (Anadolu Liseleri, Alman
ve Avusturya Liseleri, Özel Amerikan Lisesi vb.) öğrenciler ÖSS sınavını
kazandıkları alanda ‘Studienkolleg’e gitmek zorunda kalmadan Almanya’da
okuma hakkına sahiptirler.
Başa Dön
ALMAN
ÜNİVERSİTELERİNE BAŞVURU TARİHLERİ
Normal şartlarda Almanya’daki üniversitelere yılda iki kez başvuru
yapılabilmektedir:
Yaz Dönemi (Nisan-Temmuz) için 15 Ocak’ta; Kış Dönemi (Eylül-Ocak) için:
15 Temmuz tarihleridir.
Bazı branşlarda sadece kış dönemi için başvuru yapılabilmektedir.
Türkiye’deki yeni sınav takvimine göre ÖSS sınavı sonuçları Temmuz
sonunda ve yerleştirme sonucu ise Eylül ayı içerisinde belli olmakta ve
bu nedenle Almanya üniversiteleri için 15 Temmuz’a kadar
yapılamamaktadır. Bu nedenle ÖSS sınavına yeni giren adayların Alman
üniversitelerine en erken başvuru tarihi 15 Ocak tarihidir.
Güzel sanatlar veya müzik dallarında okumak isteyenler Türkiye’deki
üniversite sınavını kazanmış olsalar dahi Alman üniversitelerinde ayrıca
bir ‘özel yetenek sınavı ’na girmek zorunda kalabilmektedirler. Bazı
Alman üniversiteleri de öğrenci kabul ederken örneğin en az 6 aylık ön
staj yapmış olma koşulu arayabilmektedirler.
Alman üniversitelerinde yabancı öğrenciler için azami %6-8 arası bir
kontenjan ayırmıştır. Fakat belirli alanlara örneğin tıp, diş hekimliği,
iktisat, işletme, veterinerlik vb. çok fazla başvuru olduğundan Alman
üniversiteleri kabul edecekleri adayları başarı durumlarına –lise
bitirme puanı, üniversite kazanma yüzdesi vb.- kriterlere göre
seçmektedir. Kontenjanı kısıtlı olan bu okullara daha önce de bahsedilen
‘numerus clausus’ dalları denilmektedir.
ÖĞRENİM HARCI
Almanya’da öğrenim özel üniversiteler hariç ücretsizdir.
Başa Dön
|